Yeni EYT düzenlemesi ekonomiyi nasıl etkileyecek?

Uzun bir süredir gündemin mühim başlıklarından önde gelen Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesine ilişkin detaylar netlik kazanmıştır. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili meydana getirilen düzenleme ile ilk etapta 2 milyon 250 bin şahıs emeklilik hakkı elde edecek. EYT düzenlemesi 3 Ocak Salı gününe kadar yasama faaliyetlerine ara veren Meclis’te kabul edildikten sonrasında yürürlüğe girecek.Emeklilikte yaşa takılanlar bu düzenleme ile ‘adaletin’ sağlandığını ifade ederken, 2 milyondan fazla kişinin emeklilik hakkına erişmesinin devlete getireceği yük kritik edilmeye başlandı.Türkiye’nin önde gelen ekonomistlerinden Prof. Dr. Korkut Boratav, halihazırda kamu maliyesinde yaşanmış olan ağır borç yüküne EYT düzenlemesiyle bir yük daha bindirildiği görüşünde. Boratav, salgın döneminde bile kamu maaliyesine dikkat edildiğini sadece seçim öncesine denk gelen bir dönemde kamu açığında “ölçülerin kaçırıldığını” ifade ediyor:”Türkiye’nin geçmiş dönemlerinde bugünkü iktidar parasal genişlemeyi ölçüsüz tutturdu. Bilhassa likidite artışı ve ucuz faizle kredi pompalamasında yarattığı kırılganlıkların haddi hesabı yok. Fakat en azından iki yıl öncesine kadar kamu maliyesindeki dengeleri gözetiyordu. Koronanın Türkiye’yi en sert vurmuş olduğu yıllarda kamu maaliyesinden hiçbir katkı yapmadı, hatta kamu harcamalarının ulusal gelirdeki payını daralttı bile. Bunu meydana getiren nadiren ülkelerden biriydik. Fakat 2020’den sonrasında esasen bütçenin yükünü arttıran bu kamu hususi ortaklaşa iş bir yana, son yıllarda kamu açığında ölçüler iyice firar etti. Buna bir de ilaveten kamunun döviz borçlanması eklendi, kırılganlıklar yığıldı.”Boratav’a gore, önümüzdeki dönemde iktidar değişsin ya da değişmesin, yeni hükümet ya direkt IMF ile anlaşacak, ya da IMF olmadan reçetelerini uygulayarak Türkiye ekonomisinin gündemine bir daralma getirmek zorunda duracak:”Finans sisteminin taşımış olduğu kırılganlıklara sonraki yıllarda artık kamu maliyesinin ağır borç ve açıktaki tırmanışı ağır bir miras olarak devrediliyor. Doğrusu bu miras, 2023’ten sonrasında kim iktidar olursa onun canını yakacaktır. Direkt IMF ile anlaşılarak yada IMF olmadan reçetelerini uygulayarak Türkiye ekonomisinin gündemine bir daralma geliyor. Büyük olasılıkla kemer sıkma programı hem kamu maaliyesinde hem de faizleri tırmandırarak ekonomiyi daraltmaya sürükleyecek… Doğrusu emek kesimi ve de ekonominin daralmasından dolayı istihdamda yaşanacak olan işsizlik artışlarına maruz kalacağız. İpin ucu kaçırıldı, EYT de buna ilave edildi. ”Ekonomist İbrahim Kahveci ise bu bütçenin kamudan kullanılmasının kamu yatırımlarını bitireceğini söylüyor. Bu sistemin de sadece ‘yoksul emekli’ yaratılarak götürülebileceğini ifade eden Kahveci’ye gore “emekliler artık refah içinde olmayacak”:”Bu ödemeler para basılarak, yapılması ihtiyaç duyulan yatırımlar yapılmayarak ödenir. Fakat hiçbir emekli artık refah beklemesin. Bu sistem refahı yok eden bir sistem. Emekliler sürünecek. Seçim sonrasında bu sistem sürdürülemez. Yoksul emeklilik ile bu sürdürülebilir. Bütçeden bu paranın ödenmesi demek kamu yatırımını bitirmek demek, şu demek oluyor ki yol, su, köprü olmaz artık… Bunlar biter. Bu düzenleme ekonomik büyümeden ziyade kalkınmayı çökertecek. Kalkınmayı bitirir, kalkınmaya kaynak kalmaz.”EYT düzenlemesi ile ilgili muhalefeti de eleştiren Kahveci, “Burada muhalefetin de büyük suçu var. Yapıcı karşıcılık ile yıkıcı muhalefetin bir örneğini görmüş olduk.” diyor:”13 milyon 870 bin emekli dosyası var, 65 milyar civarında aylık emekli ödemesi var. Bu da aylık 4 bin 700 lira emekli maaşı eder. Unutmamak gerekiyor emekli dosyası ve emekli sayısı ayrı. Şimdi 4 bin 700 lira çarpı 2 milyon 250 bin dediğinizde bu da ayda 10,5 milyar yapar. Yılda enflasyon ile ortalama 150 milyar bütçeye yük demek. EYT öncesi toplumsal güvenlik sistemimizin ilk on ayda 660 milyar civarında geliri var, bunun da neredeyse yarısını hazineden alıyor. Doğrusu buna bakınca toplumsal güvenlik sistemimiz bitmiş durumda.”Kahveci ek olarak, ülkede genç nüfus sayısı azalırken ve yaşlı nüfus artarken emekliliğin teşvik edilmesini yanlış buluyor. “Kendi kişisel ve siyasal anlık çıkarlarımız için evlatlarımızı, torunlarımızı kurban ediyoruz.” diyen Kahveci, çalışmak yerine emekliliğin teşvik edilmiş olduğu görüşünde:”Geleceğini kurban ettik. 2018-2021 yılları aralığında 20 yaş altı nufüs 403 bin şahıs azaldı, 60-85 yaş arası nüfus ise bir milyon 226 bin şahıs arttı. Doğrusu geriden çocuk gelmiyor ve biz mevcut toplumsal güvenlik sistemimizi o evlatlarının geleceğini satmak üstüne kuruyoruz. Aile başına çocuk sayısı her yıl düşüyor. Doğrusu gelecek yıllarda yaşlı nüfus artacak, ülke nüfusu gerileyecek. Bu şekilde bir durumda çalışmanın teşvik edilmesi gerekirken, emeklilik teşvik ediliyor.”EYT düzenlemesinin pozitif yönde bulunduğunu düşünen Beykent Üniversitesi Öğr. Üyesi Ekonomist Doç. Dr. Batuhan Tufaner ise, DHA’ya yapmış olduğu açıklamada  “EYT düzenlemesi sonrası emekli olanların yerine yeni çalışanların istihdam edilmesi işsizlik oranını düşürecektir. Bununla beraber, büyükşehirlerde yaşamı sürdürmenin maliyeti yükseldiğinden, EYT kapsamında emekli olanların memleketlerine dönmesi ihtimali mevcut. Bu şekilde bir senaryoda yetişmiş beşeri sermayenin kentten köye göçü söz mevzusu. Bu da yetişmiş insan enerjisini karşılamakta zorluk çeken Anadolu şehirlerindeki kurumlar için bir avantaj” dedi.

Yoruma kapalı.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More

Privacy & Cookies Policy
Bebek Bakıcısı
uaeupdates.com deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu seo paket casibom